20 Mart 2015 Cuma

ya herşeyim ya hiçim

           küçük bir kız çocuğuydum. dönemin en son modası lastikli sandaletler giyiyordum. sen gelmiştin yaz tatilinde, koşuyordun, bense sandaletlerimin kirlenmemesini düşünüyordum. ayağıma bastın ve ben düştüm. hani dizlerim kanadı, herkese ağladım ya abim beni düşürdü diye. yok yok kızmamıştım ben. senden değerli değildi hiçbirşey.
            
             bizim sokağın başındaki çocuk parkına kaçardık. mesefe uzaktı ama hiç yakalanmamıştık. annem balkondan her baktığında kapının önünde oynuyorduk. ne bu sırrımızı ne de diğerlerini kimselere anlatmadım abi. senden önemli değildi, sen , 'sır' derdin o 'sır' olurdu.
          
              saatlerce uğraşırdık, kırmızı renkli çiçekten kan yapmaya; lunaparkcılık diye bi oyun keşfetmiştik, atariye dalardık saatlerce yerimizden kıpırdamadan.. en iyi arkadaşımdın sen, tüm aşklarımı bilirdin.yol göstericimdin, dert ortağımdın, sırdaşımdın.  
      
               ama ben hep senin gibi bir sewgilim olsun isterdim.  abi, sen hayatımdan çıktıktan sonra,allah bana acımış olacakki sana benzeyen bi adam çıkardı karşıma. senin kadar düşünüyor beni, senin kadar ortak dertlerime, senin kadar... 
                
                        seni ne kadar özleğimi anlatamam abi,doğum günün kutlu olsun.. o kadar çok ki yazmak istedğim; görüntüleri kelimelere dökemeyecek kadar özlemişim eski günleri. 

>>> tüm sevdiklerim benden uzakta yaşıyor, diyor hümeyra.. http://www.youtube.com/watch?v=2UXznE7MoSo büyürken fark etmeden bazı yüklerimizden kurtuluyoruz. uçabilmek, yükselebilmek için bu gerekli. kurtulduğumuz o yükleri bazen çok çok özleriz. rüyalar da karşılaşırız, o eski samimiyeti de ancak rüyalarda buluruz. 
       bugün küs olduğum, kırgın olduğum, abimin doğum günü. her sene ilk kutlayan ben olurdum. elimden geldikçe yanında olmaya çalışırdım. hediyesini aylar öncesinden planlardım. şimdi ise ona sadece bu satırları yazabiliyorum. hiç okumayacağını bile bile,hiç okumamasını ümit ederek. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder