Ağıt
Kısa boylu kadın, narin
yürüyüşlerle yıldızları toplar gibiydi. Saçları gecenin karanlığıyla
yoğurulmuşcasına omuzlarını okşuyordu..
Kadın usulca doğruldu yerinde.
Ay, bir yeni gelin edasıyla hem insanı büyülüyor hem de buruk bir hüzün
dolduruyor ciğerlerine. Yüzünü aya dönüp, ona şarkısını söylemeye başladı. Bu
bir ağıttı. Söylerken ayakları yerden kesiliverdi. Artık o da bir yıldızdı gökyüzünde.
Hayır, şimdi de bir yağmur damlası oluverdi. Bir annenin gözpınarından akıp
bebeğin avcuna düştü. O an bir umuttu .
Umudunu büyüttü bebek, ilk aşk acısına kadar. Artık bir kalp kırığıydı,
iyileşmesi güç. Ağıt yükseldi, yükseldi, yükseldi. En üst perdedeydi
artık. Kalp kırıklığı yerine sevgiye
bıraktı o noktada. Bir ışıktı,ağıt bittiğinde kadın.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder